21 Mart 2009 Cumartesi

Malkoç Sülalesinin Köprübaşına Gelişi ve Dağılımı

Malkoçların Sürmeneye gelişi ile ilgili diğer başlıkda farklı rivayetlerden bahsedilmiştir. Bu başlıkda farklı açıdan kendimce yaptığım araştırmaları sizinle paylaşmak istedim. Bu başlıkda Malkoçların Köprübaşına gelişini işledim. Benim yaptığım çalışmalarda Malkoçların önce Köprübaşı na yerleştiği ve sonrasında civar köylere ve ilçelere göç ettiği tezini işledim. Bu arada sizden ricam katılım sağlamanızdır. Farklı görüşleriniz bizim doğruya yaklaşmamıza vesile olacaktır. Ondan dolayıdır ki lütfen burada yazılan yazılara olumlu, olumsuz ya da tamamlayıcı cevaplar yazarak formumuzu daha faal hale getirmenizdir.

Malkoçlar’ın Göneşara’ya gelişi:

Farklı rivayetlere göre aile büyüklerimizin ilk olarak Göneşara ya gelmeleri 1620 li yıllarda olmuştur. 1620 li yıllarda Malkoçoğulları, Baboğulları ve İsleymanlar şu an Tekke mevkii olarak bilinen bölgeye yerleşmişlerdir. İsleymanlar, bugün soyadı Dedeoğlu, Sancak, Cerrah, Cihan, Tüfekçi ve Parlak olan sülaledir. Baboğulları da bugün soyadı Uzun, Zeytin, Aksoy, Çeliksoydan, Bayraktar olan sülalelerdir. Malkoçoğulları bilindiği kadarıyla farklı soyadlarına ayrılmamış ve Malkoç olarak devam etmiştir.

Sülalemizin Köprübaşına gelişi ile ilgili farklı rivayetler vardır. Genel anlatımıyla 4 kardeş kimilerine göre 4 arkadaşla Diyarbakır da Sancak beyi ya da sancak beyine bağlı bir komutanla silahlı çatışmaları olmuş ve bu görevliyi öldürerek kuzeye kaçmışlar. Son olarak Of a bağlı Cufaruksa (Uğurlu) köyüne gelmişler. Burada bir süre kalıp daha sonra Köprübaşı na Fidanlı mevkiine göç etmiş. Bu göç esnasında Malkoç’un babası yolda vefat etmiştir. Köprübaşına gelen 4 kardeş ya da 4 arkadaştan bilinen isim olarak İsleymanların büyük dedesi Koca Süleyman vardır. Koca Süleymanın kardeşi ya da arkadaşı olarak Malkoç Hasan olabileceği ve Köprübaşına gelen ilk Malkoç un da Malkoç Hasan ın oğlu Hüseyin ya da Melih Hüseyin olabileceği farklı kaynaklarca belirtilmiştir.

Diğer bir rivayette Mehmet Uzunun notlarında Öğretmen Hasan Aksoy dan aktardığı bir çalışmada Bab Mehmet in oğlu Ahmet in oğulları olarak Kara Mehmet, Küçük Ali ve Koca Süleyman dan bahsederken Torun Melih Hüseyin denmiştir. Melih Hüseyin in babasının bu 3 kişinin kardeşi olduğundan bahsetmiştir.

2 farklı taraftan yapılan çalışmalar ve rivayetlerde Malkoçlar ile İsleyman ve Baboğulları arasında kardeşlik derecesinde bir akrabalık bağından bahsedilmiştir. Ancak bizim büyüklerimizden bize aktarılan ve yukarıda bahsettiğim rivayetler kadar yaygın olmayan anlatımlarında Malkoçların İsleymanlar ve Baboğullarıyla akraba ya da kardeş değil de aynı arkadaş ve çadır komşuları olabileceğinden bahsedilmiştir. Bizim büyüklerimizin eksikleriyle anlattığı hikayede ise Kara Mehmet, Koca Süleyman ve Malkoç un babası Diyarbakırda sonu her iki taraftan birkaç kişinin ölmesiyle biten vukuata adları karışarak başları derde giriyor ve Diyarbakırdan kaçarak kuzeye doğru giderfek son olarak Ofun Cufaruksa (Uğrulu köyü) ne orada da birkaç yıl kaldıktan sonra bugünkü Köprübaşına bağlı Tekke mevkiine yerleşiyorlar. Bu kişilerle beraber Köprübaşı na oğul Malkoç geliyor. Babası ise Diyarbakırdan kaçış esnasında yolda vefat ediyor. Bu Malkoçların isminden bahsetmiyorlar. Baba Malkoç un adının Hasan olduğu Köprübaşına gelen kişinin yani oğlunun adının da Hüseyin ya da melih Hüseyin olduğu rivayet edilmiştir.

Diğer taraftan bugün yaptığımız araştırmalarda Diyarbakır köylerinde ve merkezinde yüzyıllardır yaşayan Malkoç soyadlı kişilere rastlanmıştır. Bundan dolayı Malkoçoğullarının diğer sülalelerle akrabalık bağı olamıyabileceği, en azından bu göç esnasında beraber hareket eden kişilerin 4 kardeş değil de 10 larca ya da yüzlerce ailenin göçetttiği sırada , bu göç sonunda kaderleri birbiriyle buluşan yol arkadaşları olabileceği düşünülebilir. Bundan dolayıdır ki henüz tarihte bilinen Malkoçoğullarıyla bir bağımızı kuramasak da Malkoçoğlu sülalesinin bu akıncı sülalenin bir kolu olduğu ve bir parçasının da Diyarbakır da kaldığı ihtimali büyüktür. Çünkü Malkoçoğlu ailesi Osmanlılarda nam salmış köklü bir ailedir. Bu lakabı Malkoçoğlu olmayan herhangi bir sülalenin kullanamıyacağı ihtimali büyüktür.

1620 lerden 1850 lere kadarki durum:

1600 lü yılların başından beri Anadoluda başlayan isyanlar etkisini yüzyıllarca devam ettirmiş. Ondan dolayı devlet dağ ve orman köylerine hakimiyet kuramıyordu. Devlete ait vegi ya da tapu kayıtlarına da ulaşılması da güçtür. Bu dönemler Anadoluda Celali isyanlarının had safhada olduğu ve eşkiyalık hareketlerinin devam ettiği yıllardır. Ondan dolayıdır ki Göneşara köyünde 1620 -1750 yılları arası nasıl bir hayat sürülmekte olduğu ancak tahminlere dayanılarak anlatılabilir

Göneşaraya ilk gelen Malkoç Hasanın oğlu Malkoç Hüseyinden itibaren 1800 lü yıllara kadar Malkoçlar hakkında fazla bir bilgimiz yok. 1800 lü yıllardan itibaren Göneşaradaki Malkoç ailelerini farklı başlıkla inceleyeceğiz. 1910 yıllarında Göneşara 550 haneden oluşuyordu ve Sürmenenin en büyük Türk nüfusuna sahip köyü idi.

Göneşarada bulunan Malkoçlar bu köylerin çoğuna yayılmış halde olup en sıklıkla Şohon (Güneşli) mevkiinde varlardı. Yine Fidanlı, Akpınar, Kosron ve Şarki Göneşarada da Malkoçlar vardır. Malkoçların ilk yerleşimi Fidanlı Tekke mevkii olduğu bu bahsedilen mevkilere Tekkeden geldikleri bilinmekle beraber ne zaman geldikleri konusunda kesin bilgiler olmayıp 1600 lü yılların sonundan itibaren kalabalıklaşmaya başlamasıyla yeni yer arayışlarına girerek bu alanlara yerleştikleri söylenebilir.

1900 lü yılların başındaki Göneşara Köyüne ait Osmanlı nüfus kayıtlarında ailelerden bahsederken Ana sülale olarak Malkoçoğlu olarak bahsettiği 40 ın üzerinde hane vardır. Bu hanelerin birbirleriyle akrabalığını iliştirip ayrıştırdığımızda 30 a yakın birbiri ile bağını kuramadığımız ayrı Malkoç aileleri var. Bunlardan bazıları neslini devam ettirememiş olmasına rağmen yine de 25 e yakın ayrı aile ve yine 15-20 arasında ayrı sülale vardır. Bu ailelerden bahsederken nüfus kütüklerinde Malkoçoğlu derken ardından Kispiroğlu, Mollaalioğlu, Mutahoğlu, Osman Ustalar, Osman Çavuşlar, Hamzalar, Yakupoğlu diye ayrı kısımlara ayrılmışlardır. Ancak bu lakaplarının geçmişi de çok eskilere dayanmamaktadır. Çoğu lakaplar hanenin ilk kişisinin baba adından bahsedilerek verilmiş ve bu kişilerin babalarının en yaşlısı 1800 yıllarında doğmuştur. Soyadı kanunu çıktığında sadece birkaç sülalenin farklı soyadını aldıkları söylense de Malkoçoğulları sülalesi 1600 lerden beri devam eden aile lakapları olan Malkoç soyadını alarak aynen devam etmişlerdir.

Bugün yine Köprübaşında yaşamayıp Aksu köyünde ve Trabzonun diğer ilçelerinde yaşayan Malkoç aileler var. Sabri Malkoç un kitabında Aksu köyüne gelen Malkoçların Rize İkizdere Cimil köyünden Sürmene Cimilit köyüne oradan da Koyuncular ve son olarak da Aksu köyüne göçettikleri ve Aksu köyünde çoğaldıklarından bahsedilmiş ve Aksu köyündeki Malkoçların soyağacı çalışması yapılmıştır. Ancak Aksu köyü Malkoçları ile Köprübaşı ilçesi Malkoçları arasında bir bağ kurulamamış ya da teori üretilememiştir. Aksu köyündeki Malkoçların büyük ve bilinen ilk dedelerinin Malkoç Hasan olduğu ve bu kişinin 1800 lü yılda yaşadığı ve kardeşlerinin ise Kanca Mehmet, Molla İsmail ve Kadı Ali olduğu belirtilmektedir.

Ancak bizim çalışmalarımızda da görünen şudur. Malkoçoğlu sülalesi 1910 yıllarında 550 hane olan Göneşara köyünde 40 ayrı hane ve kök aile olarak yer almış ve bu kişilerin hane reisleri olarak 1818 yılından 1884 yılına kadar doğmuş 40 ın üzerinde hane reisinden bahsedilmiştir. Bu hane reislerini Malkoç Hasanın dönemi ile denkleştirdiğimizde yine de en az 20 civarında Aksulu Malkoçların büyük dedesi Malkoç Hasan dönemi hane reisi tesbit edilebilmektedir. Bu 20 haneyi 1700 yılına gittiğimizde 7-10 haneye ve 1600 yılına bizim büyük dedemiz Malkoç Hasanın Oğlu Melih Hüseyin dönemine gittiğimizde 1-2 haneye indirebilmekteyiz. Dolayısıyla bizim Göneşaraya ilk yerleşme tarihimizle bu sayılar örtüşmekte ve Göneşara Malkoçlarının 1600 lerden günümüze kadar farklı sülalere ayrılmayıp Malkoçoğlu lakabını 1600 yıllarından beri koruduğu açığa çıkmaktadır. Diğer taraftan eğer Aksu Köyü Malkoçlarının soyağacı çalışmaları ve Rize İkizdere Cimil köyünden den Cimilit’e ve oradan da Koyuncular ve Aksuya göçettikleri doğruysa Aksu köyü Malkoçları ile bir akrabalık bağımız yoktur. Cimilit köyünden Hoca idris Efendinin verdiği bilgilerde Kocaman ağanın torunları (Kumbasaroğulları) nın Cimilit köyünü kurdukları belirtilmiştir. Cimilit köyünün kuruluşu Göneşaradan çok da yeni değildir. Çünkü Cimilit köyü 1583 tarihli Osmanlı arşivlerinde Karye-i Cimilit (Cimilit köyü) olarak yer almıştır. Bundan dolayı Cimilit köyünden Hoca idris Efendinin yaptığı tarihi araştırmalara dayanan Sabri Malkoç un yapmış olduğu çalışmaların eski 1800 lü yıllardan öncesine ait kısmı yanlışsa Aksu Köyü Malkoçlarının Köprübaşı Fidanlı (Tekke) dan Cimilite ya da Koyuncular köyüne giden Malkoçların bir kolu olduğu ihtimali sözkonusudur. Çünkü Cimilit köyü Fidanlının Hemen arkasında Sürmene tarafındadır. Fidanlı dan çevre mevkilere malkoçlar dağılırken belki de ilk olarak giden kimseler Cimilite göç etmişlerdir. Cimilitten de Koyunculara geçmişlerdir. Belki de Cimilit köyüne hiç gidilmemiş Fidanlıdan direkt Koyuncular köyüne göç edilmiştir.
Aşağıdaki tabloda Göneşaradaki Malkoçoğullarını bilinen kollarından tesbit edebildiklerimi ve hangi mevkiden olduklarından bahsettim.

ŞARKİ GÖNEŞARA

Hacı Bayraktaroğulları: Karahasanlar ve Hacı Yakuplar aslında Hacı Bayraktaroğullarının kollarıdır.

GOSRON

Kıdeoğulları Müteahlar (Mutahoğlu) Kispiroğulları Çolakoğlu:

GÜNEŞLİ

Yakupoğulları Fehharoğulları Koğuşoğlu Hamzalar Mollaaliler Fettahoğulları

FİDANLI

Kuzgunoğulları Kostaoğulları Haşim çavuşlar Osman Çavuşlar Kibaroğlu Osman Ustalar Yahya çavuşlar Mahmut çavuşlar Malkoç Ali

AKPINAR

Mehmeoğulları

Kaynak: Nizam Malkoç

3 yorum:

  1. ARAŞTIRMANIZ GÜZEL AMA SADECE MALKOC BÖLÜMÜNE AĞIRLIK VERMİŞSİNİZ KANCA MEHMET DİYORSUNUZ KANCA SOYİSMİNİN DEVAMI VATMI ONUN SOYAĞACINI VARSA EĞER DEVAMINDA ÖĞRENMEK İSTİYORUM MÜM KÜNSE TABİ.GECMİŞTEN BİLDİĞİM KÖPRÜBAŞIMDAN GELDİĞİMİZ DEDEMİN BABASININ ADININ ALİ KANCA OLDUĞU BAŞKACA BİŞE BİLMİYORUM BUNUNLA İLGİLİ BİLGİ ALABİLİRMİYİM VARSA EĞER TEŞEKKURLER
    ERGİN KANCA
    TERME SAMSUN
    erginkanca@hotmail.com

    YanıtlaSil
  2. slm güzel bir calışma
    ATALI VE KANCA SECERE BİLGİLERİNİ www.hasanatali.co.cc ADRESİNİ GEZEREK ELDE ETMEYE CALİŞABILIRSİN ERGİN KANCA YARDIMCI OLABILIRSEM MEMNUN KALIRIM.

    YanıtlaSil
  3. Blog siteniz araştırmalarımızda gerçekten yararlı oldu. Estetik burun ameliyatı olarak tüm verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz

    YanıtlaSil